Küçüklüğümden beri yaşadığım çevre (ailem, okulum,...) Atatürk'ü bir kahraman, hatta süper kahraman, insan ideası, sevilmemesi düşünebilemeyecek bile olan insan olarak tanıttı. Düşmanlarının bile sevdiği falan filan... Sonra hem Türkiye'den ve Türk olan ve hem de Atatürk'ü sevmeyen insanlar görmeye başladım yavaş yavaş.. Bu ilk zamanlarda çok şaşırtıcı geliyordu tabi, 'Antıkabir'de nöbetçilik yapan askerlerin kıpırdaması' gibi olağandışı geliyordu.. Küçükken tarafsız bir şekilde bakıp, Atatürk'ü sorgulamak aklıma gelmiyordu tabi.. Atatürk'ü sevmeyenler de 'Türkiye'nin düşmanı' olarak gösterildi. Ve çocukluğumun kara listesi oluşmuştu; büyükler tarafından maddeleri konan.. Atatürk'ü sorgulamadan, etmeden direkt 'insan ideası' kabul etmek, her şeyini doğru kabul etmek şöyle dursun; o kadar inanılmaz şeyler yapmıştı ki, onun gibi olmak değil; onun yanına bile yaklaşabilmek bir onurdu, etrafımdaki insanlar için..
Büyürken, Atatürk sevilen, saygı duyulan bir lider olarak bir kenarda duruyordu ve hayattaki diğer pek çok konuda fikir, tavır sahibi oluyordum yavaş yavaş.. Dünyaya inmiş bir uzaylı gibi gördüğüm her şeyi o derece objektif bir şekilde anlamaya ve iyi veya kötü olduğuna karar vermeye çalışıyordum. Mesela, insanları dış görünüşüne göre yargılamanın kötü bir şey olduğunu anladım. Dünya üzerinde (çocukkenki çevremdeki gibi) sadece İslam dinine mensup insanlar olmadığını, din ve Tanrı konusunda her türlü, çeşitli çeşitli tavırlar olabileceğini öğrendim ve insanın iyi veya kötü olmasının seçtiği dine bağlı olmadığını sonradan öğrendim. Dış görünüşünde az görülmüş (yeşil saç gibi) veya daha önce hiç görülmemiş motifler barındırmanın kötü kalpli, katil, tecavüzcü ya da hepsinin cinsel tercihininin farklılığını vurgulamak için böyle görünmediğini öğrendim. Cinsel tercihin toplumun genelinden farklı olması ve kendi cinsleriyle seks yapmak istenmesinin kötü ve zararlı bir kişiliğe sahip olduğu anlamına gelmediğini öğrendim. Seks yapmanın aslında ayıp bir şey olmadığını öğrendim. Kendi doğduğum ülkede doğmayan insanların, benim ülkemde doğan insanlardan hiçbir aşağılık özelliği olmadığını öğrendim. Ve son olarak kendimin, bazı kesimlerle ve çoğu saçma Türk örf ve adetleriyle, ve bu adetlerin mantıksız olduğunu kabul edip, yapmayacak cesareti olmayan (cahilleri sinirlendirmek hayatını tehlikeye atmak demektir) ve devam ettiren milyonlarca nüfusa sahip bir kitleyle karşıt fikirli olduğunu farkettim.
Tam zıttında görüşe sahip olduğum kesimlerden birini şöyle tanımlayayım: Dinine bağlı; dininin kitabını okumakla yetinmeyip, peygamberin olduğu iddia edilen sözlerle donatılmış kitapları okuyup, peygamberin yaşam tarzını örnek alacak ve onun taklit edilebilecek her ayrıntısına 'sünnet' diyecek kadar dinini seven; peygamberin söylemediği şeyleri söylemiş gibi yazan, yapmadığı şeyleri yapmış gibi yazan, dinin resmi kurallarında olmasa bile kendi organlarından örfler, adetler, kurallar uydurup bunları peygamberlerin de yaptığı yalanını söyleyip, bir dini yaşam tarzı yaratan ( bu yaşam tarzının seviyeleri var: şeriatçı, muhafazakar, daha az muhafazakar, vs.) ve dini yaşam tarzına uygun yaşamayan toplumların huzuru hiçbir zaman bulamayacağını iddia eden kişiler.. 'Dini kurallar' da değil; o dinin adı altına sokulmuş, suni, katı, zavallı bir yaşam tarzının mantıksız kurallarını devletin yasaları haline getirip, tüm vatandaşların o kurallara bağlı olarak yaşatıp, o ideolojiye (buna 'din' diyorlar ama değil; 'din' başlığı altına sokulmuş iğrenç bir ideoloji sadece) göre huzurlu bir ortamda yaşadıkları bir devlet de, onların beyninde ideal bir devlet..
İşte bu kitlenin mantıken Atatürk'ü sevmemesi gerekir. Çünkü, Osmanlı Devleti, onların istediği ideale yakın bir devletti. Dini şeyler falan... Yıkılacak duruma geldi, savaş yılları ve Atatürk Osmanlı Devleti'ni, en son "Kurtuluş Savaşı"ndan sağ çıkardı ve aynı zamanda çok kitap okuyan, derin düşünen, özgürlükçü kişiliğinin doğrultusunda, yeni ismiyle kurduğu devlette eski saçmalıkları yıkıp, çok daha insani bir özgürlük seviyesi getirdi.. Bunu yıllar içinde, vefat edene dek yaptı. Tabi ki, huzurun ancak dinine ve 'dindarlık' adı altına sokulan katı-saçma kurallara bağlı yaşam tarzında olduğunu düşünen kesim, Atatürk'ün sayesinde bayanların etek giyebildiği bir seviyeye çıkan ülkeyi beğenmeyeceklerdi. İşte küçüklüğümde bana inanılmaz bir kahraman gibi anlatılan Atatürk'ü bile 'sevmeyen' insanlar bu insanlardı meğerse..
"Muhafazakarlar, herkesin kendisi gibi olduğu bir ülke istedi - Atatürk, daha özgürlükçü bir ülke yarattı - muhafazakarlar da Atatürk'ü sevmedi" resmini anlatmak istedim. Bir de sonuç olarak konuyu bağlamak istediğim bir yer olacak: Birinci paragrafta anlattığım insanlar gibi Atatürk'ün insan olduğunu unutup putlaştıran bir zihniyet de olmadım. "Atatürk'ü sevmeyen muhafazakar"ın karşısında "Atatürk'ü putlaştıran cumhuriyetçi" de değilim! Atatürk, kulağını deldirip, küpe takmadı yaşamında. Ama belki de benim kadar özgürlükçüydü!.. Bunu iddia etmiyorum; sadece tahmin ediyorum.. Ama bir çok Atatürkçü benim kadar özgürlükçü değil. Ama kulağını hiç deldirmemiş Atatürk benim kadar özgürlükçü olabilir diye tahmin ediyorum (bilerek ikinci kez söyledim). Atatürk bir ülkeyi aldı, çok ileri bir zihniyete taşıdı koca bir ülkeyi ve ekledi: "Beni geçmelisiniz!".. "Gençler ülkeyi daha da ileri taşımalı" gibilerinden sözler söyledi yani.. Yani "beni geçmelisiniz" dedi. Ben şahsen şu anlamın çıkabileceğini düşünüyorum (benim söylediğim anlam çıkarsa bu çok mantıklı olur bence) : "Bu ülkeyi eskisinden çok daha iyi bir özgürlük seviyesine taşıdım. Ama bu seviye daha hala olması gereken yerde değil; siz olması gereken yere taşıyın; benim bıraktığım yerde kalmayın. Benim 1938'e kadar sınırlı bir vaktim vardı. Bu yüzden yapabildiğim kadar iyi bir noktaya getirdim ama daha iyi bir noktada olması gerekir." Atatürk'ü putlaştırmak, onun 1938'e kadar getirdiği seviyeyi ilerletmek değil; o seviyede tutmaktır ülkeyi. Atatürk'ü sevmeyen 'karşı devrim'cilerin özgürlük seviyesini aşağıya çekme, Osmanlı Devleti dönemini yaşatma (Ya da İran gibi bir şey işte...) isteğine karşı olanlar da miting alanlarında Atatürk'ü ve onun yaşamında Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup, ülkeyi özgürleştirme devrimini savunduklarını söyledi çoğu . Ben daha da radikal olup: "Atatürk'ün 20'li-30'lu yıllarda getirdiği özgürlüklerin tekrar yok olmasını ve eski iğrenç, katı bir düzene geçilmesini isteyenlere karşı Atatürk'ün zamanında getirdiği özgürlüklerle karşı durmaktan ziyade, çok daha yüksek bir seviyede bir zihniyetle karşı tavır koymak (tıpkı Atatürk'ün istediği gibi bence)" fikrini kesinlikle çok daha doğru buluyorum. Yani şu: "Siz fraktan hoşlanmayıp, herkese çarşaf mı giydirmeye zorlamak istiyorsunuz? Biz yeşil saçlıyız?!"
ilk olarak yorumları okuduktan sonra, sana bu kadar küfür edilecek ne yazdın diye merak ettim ve okudum yazının tamamını.Yazında güzel konulara yer vermişsin.Dine veya atatürk e bir saldırıda bulunmamışsın, hatta saygısızlık yapmadığını da belirtmişsin. Bu kadar haksız küfürler yediğin için seni kutluyorum. Bu iyi bir yazı yazdığının göstergelerinden biri
sen bir rezaletsin!!! aklın var rabb-i teala sana akıl verdi ama sen bunu dpğru işlerde kullanmıyorsun. saçma sapan şeyler neymiş özgürlükmüş özgürlük kıçını başını açıp ona buna yedirmek değildir. özgürlük hür irandenle ( aynen senin istediğin gibi ) ama başka insanlara kötü örnek olmayarak doğru işler yapmak için kullanılır. evet m.kemal hepimiz için sorgulanması gereken ve sorgulandığında hatalarıyla kabul edilebişlecek dini ve özgürlüğü birarada ülkeye monte edebilmiş bunu yaparken senin çevrende bulunmayan başı örtülü kuran-ı kerim okuyan müslüman insanlarıda etek giymek isteyen insanlarıda kırmadan bir arada yaşayabileceklerini anlatarak gerçekleştirmeye dikkat etmiştir. sen ki bilmezsin benim atalarım m.kemalin silah arkadaşlarıdır. sen ki bilmezsin o m.kemal kuran-ı kerim okuyarak dualar ederek ettirerek savaşlara girmiş reformlar yapmıştır. sen ki bilmezsin. cennet de ccehennemde vardır. ve sen şunu bilmelisin ' bir gün cehennem senide çağıracaktır sen bu kafa ile gidersen...!!!
Arkadaşlar namaz kılın kuran ahlakını yaşayın.Sadaka verin ana babaya iyi davranın.Çünkü cennet ucuz değil cehennem lüzumsuz değil.Doğruluktan ayrılmayın.Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız derileri yanıp döküldükçe azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz nisa 56.
Atatürk şöyle böyle demeyn. Şunu sakın unutmayın ki Atatürk gbi bir insan olmsaydı cıkıp saltanata meyden okumasaydı siz bu şartlar altında yaşayamazdınız
hay siktiğimin malı sen kimsin atatürk senin kadar özgürlükçümüymüş fln filan siktimin salağı kulağını götünü siktirdin die en ileri görüşlü senmi oldun saçını mavi yaptın diemi özgürlükçü oldun siktimin kekosu sizin gibi amerikan özentisi asalaklar yüzünden bu ülke bu halde ama izin vermiyeceğiz gerekirse öldüreceğiz..
sen ilk önce aynaya bi bak ondan sonra konuş...senin haddine değil dini eleştirmek...sizin gibi putlara tapmaktansa böylesi daha iii...boyundan büyük laflar etme...
allah aşkına senin bu siteye koyduğun isim ve resimlere bi baksana yaaa
sen bu derin olayları tartışacağına önce bi kendini eleştir daha çok işin var.
dine laf diyosun ya bi aynaya baktınmı sen
yuhh o kadar ki yuh yaniiiiiiiiiiiii
sizin kişisel düşüncelerinizle dünyadaki beklentilerinizin ne olduğunu anlayamadım. özgürlük her istediğini yapmak değildir. insanların hepsi senin gibi düşünse zevki sefa dünyası olur bu alem. ipin ucu kaçar yani...
---------------------------------------------------------------------
Moröküz:
Benim kişisel düşüncelerimin nihai amacı: Beynimin yettiğince kusursuz bir insan olmak, beynimin yettiğince iyi bir insan olmak, mümkün olduğunca donanımlı biri olmak ve bunları yaparken (prensiplerimle çelişmediğim ve kimseye ya da bir şeye zararım olmadığım sürece) bir yandan da hayattan keyif almayı ıskalamamak mesela..
Bence de özgürlük her istediğini yapmak değildir. Kimsenin zarar vermeye, saygısızlık yapmaya hakkı yoktur. Kısacası eleştrinize katılmıyorum ve katıldığım tek cümleniz "Özgürlük her istediğini yapmak değildir".
yukarıda veya anlatılan konuda...Çelişkiler gördüm.. sanki Atatürk'e tapmak kötü birşeymiş gibi anlamış olan olabilir...Yada Atatürkün yanlışlarıda vardı doğruları olduğu kadar "O" "eleştirilebilen" bir insan, "çünki hem yanlışları hemde doğruları var" diyede anlaşılmış olabilir..eğer bahsettiğin bu ise, yada anlayanlar böylede anlamışlar ise şimdi belirteyim ki Atatürk eleştirilemez biri bence...
eleştirilebilecek kesimi söyleyebilirim.." yine Saptırmalar, sapanlar "
Öncelikle belirtmek isterim ki...Ben Apolitik bir insanım...aslında bu tam olarak şöyle; bnim tam olarak bir siyasi düşüncem yok...Zaten olamazda...SÜREKLİ KENDİMLE ÇELİŞİRİM...şöyle söyleyeyim iki boklu değnek eşittir Türkiye'de siyaset...Aşşağıya tükürsen sakal yukarısıda bıyık..Zaten millet sürekli çelişerek kendi kendilerinin suratlarına tükürmüyor mu_...?
Atatürk milliyetçiydi evet...Atatürk Cumhuriyetçiydi, Atatürk yenilikçiydi, İnkilapçıydı vs vs...
Atatürk Laik ti...Dini devlet işlerinden ayırmaya çalıştı(yada ayırdı) fakat bu Atatürk'ün Dini 2.plana atması olarak algılandı..Yeniliklerini bile hazmedemediler.Çünki Atatürk düzeni bozdu...Ülke bölündü ve hala devam ediyor...Ve şuan sanki patlama yaşanıyor gibi..Yılların biriki mi..ve gerileme..
Deniz Gezmiş..Yenilikçiydi...O bir savaşçıydı bana göre...Atatürk'te yenilikçiydi...Oda bir savaşçıydı..Bence büyük bir savaşçı..
Kendlerini çok büyük milliyetçi sanan, çok büyük Atatürkçü sanan Milliyetçi vatandaşlarımız Şuan hala Deniz Gezmiş'ten ve onun gibilerinden "Köpek" diye bahsediyorlar...Anasına avradına sülalesine sövüp "nasılda astık o.çocukalrını" diyorlar...Tamam Deniz gezmiş'in ve Atatürk'ün misyonları veya bulundukları konum bambaşka olabilir...Hatta bunu okuyan bazıları "ulan O.çocuğu Deniz gezmişle Atatürk 'ü aynı paragrafa neden sokuyorsun" diye tepki gösterebilirler...Onlar bana söylemeden ben hakkımı kullanayım Ulan onun bunun evladı Atatürk ün izinde msiin ? Ulan şerefi olmayan varlık madem izindesin, madem özgürlükçüsün, madem milliyetçisin, madem cumhuriyetçisin MADEM ATATÜRK'ün İZİNDESİN neden sokaklarda ona buna ateş edip aynı ırktan aynı kandan insanları öldürüyorsun...Bumu özgürlükçülük ?Bumu sendeki Radikal düşünce sistemi ? Bumu ATatürkçülük..? Atatürk senin gibi mafya değildi, senin gibiler zaten mahvediyor bu ülkeyi...Sen yoldan çıkmışsın zaten boşver AKP yi..Boşver tesettürü...Sen magandasın, sen ki sen varya sen serserisin...Senden bir bok olmaz...Ancak ona buna silah doğrultup, işine gelmeyenlerin canını alırsın, ancak örgüt kurarsın, ancak yasadışı işler yaparsın...Asılan bir insanın, görüşü ne olrusa olsun arkasından sevinen Yaratıktan ne beklersin ki ?
yazını çok beğenmekle beraber bazı yerlerinde durup düşünüp,uyuşmadığımız noktaları bulup s.ktr çektiğimde oldu...
Ama dediğin gibi Konuya göre bende yeşil saçlıyım...
Ben Atatürkçüyüm...Benim görüşüm 1938 te öldü...Bazende ölen görüşlerimi İdam ettiler çınar ağaçlarında dar ağaçlarında...Şu bilinemeyen bir denklemdir ki..Artık ne sağ kaldı ne sol...Çelişkilere meydan bırakmadan herkesin doğru yolu bulması dileğiyle...
-----------------------------------------------------
Moröküz:
Senin politikliğinin bir kısmı 1938'te öldü, bir kısmı da idam edildi ve demek ondan şu anda apolitiksin.. :-)
Her neyse.. Yukarıdaki yazımda şu var: Atatürk'ün yaptıklarının yanında olduğumu, yaptıklarının mükemmel şeyler olduğunu söyledim. Ama Atatürk'ü yine de 'eleştirilemez' görülmesinin yanlış olduğunu, 'put'laştırmanın yanlış olduğunu söyledim. "Atatürk'ünün yaptıklarının yanındayım" derken de onun ilerletici düşünce yapısının yanında olduğumu ve getirdiği yenilikleri aynen savunmak yerine aynı yol üzerinde daha ileri götürmek gerektiğini savundum.
Birileri gericilik yönüne doğru 30 km/s hızla giderken sen onların karşısında ilericilik yönüne doğru 0 km/s hızla gitmeye (yani ilerlemeyip de, Atatürk'ün getirdiklerini savunup ama onun getirdiği noktada DURUP) Atatürk'ün düşünce yapısından biri olduğunu sanarsan, 'muhalefet' yaptığını sanarsan tabi ki 'gericilik' yönüne doğru 30 km/s'lik yol alışı engelleyemeyen bir oluşum olursun. Yukarıdaki yazımın finalinde 30'la geriye götürmek isteyenlere karşı, 100'le ileri yönde hareket etmekten bahsediyorum eğer karşı tavır koymak isteyen olursa.. Ama Atatürk'ün bahsettiği "Devrimlerimi daha da ilerletmelisiniz" düşünce yapısı ancak, Atatürk'ü putlaştırmak yerine (hayran kalınır o başka...), daha çok kitap okuyup, daha derin düşünüp sürekli geliştirmekle mümkün.. Bunun yerine GENELDE insanlar, yaşayabileceği kadar "hayatı/sistemi/düzeni" öğrenip, iyi ve derin bir insan olmak yerine var olan saçmalıkları ezberleyip feleğin çemberinden geçmek için yaşarsa ve bununla övünürse, tabi ki karşılarına 30'la geriye doğru gaza basan gericiler çıktığında onlara karşı özgürlüklerini doğru dürüst savunacak bir donanıma sahip olamazlar!
Atatürk mükemmel şeyler yapmıştır ama her şeyi son noktaya falan getirmemiştir. Onun yaptıklarını kutsayıp, korumaya çalışmak yerine daha derin düşünüp, o devrimleri daha da ilerletmeye çalışmak gerekirdi..
Daha da özetle: Atatürkçülük, onun yaptıklarını "korumak" değil, aynı yönde "geliştirmek"tir bence.. Bu arada yaptıkları takdir edilip, duvarlara posteri asılabilir mesela. 'Putlaştırmak' dediğim o değil.. :-)
seni logos kafede görmüstüm..ama ozamn böyle düsüncelerin olduğunu tahmin etmememiştim.Sonra nette gezinirken buraya rastladım o günden beri takip ediyoruz..Gerçekten sağlam düsüncelerin var..
-----------------------------------------------------------------
Moröküz: Çok teşekkür ederim iltifatınız için. Şu ayrıntıya takıldım bu arada: "ediyoruz" derken; birden fazla kişi misiniz, merak ettim. Hatta aslında "Logos Cafe'de ne zaman görmüştünüz", "daha sonra yine gelmiş miydiniz" diye daha da uzatabilirdim ama sorularımla sizi yorup, bana güzel bir yorum bıraktığınıza pişman etmeyeyim.. :-)
aslında dediğin gibi yapıyodum, her şeyi kopyalıyodum da.. bi bu sefer yapmadım, o da güme gitti :) o zaman yazdıklarımı pek hatırlamıyorum valla.. ama çok heyecanla hararetli hararetli yazmıştım... maalesef :p
bu arada benim blog adresim de şudur: http://clan-de-la-limite.blogspot.com
fikirlerim hep benimle zaten, toparlayabildiğim zaman yazarım yine. ama zaten kendi blogumda da ara sıra benzer şeyler yazıyorum.
yeni yazılarını bekliyoruz valla arayı açmaman dileğiyle :)
------------------------------------------------------------
Moröküz: Ooo.. Kocaman bir blog. Beğeneceğim ve (henüz hiçbir yazıyı okumadım daha ama şöyle bir göz gezdirdim. "Hungersite" banner'ı da gözülerden kaçmadı :-) ) bana bir şeyler katabilme ihtimali var gibi görünüyor. Teşekkür ederim kendi blogundan haberdar ettiğin için. Bir de yazılarımı önemsediğin için çok teşekkür ederim. :-) Bu arada geçenlerde bir yazı çıktı; ara fazla açılmayacak yani.. :-) Düzenleyip, yayınlarım önümüzdeki günlerde.
Bu arada benim çizgime benzer bulduğum ve çok beğendiğim iki blog sayfasının ismini telaffuz edeyim sana; eğer istersen bakarsın. Bence ikisi de çok çok kaliteli birer sayfa: http://mrfood.blognot.gen.tr ve http://merwww.blogcu.com
bende ilk okuldayken atatürke resmen tapardım.rüyalarım da atatürkü allah olarak görürdüm.allah denilince gözümün önüne atatürk gelirdi hep.sonra büyümeye ve sorgulamaya başladığımda bana bu aşırı sevgiyi aşılayanlardan nefret ettim, tabi atatürkten de.ailem biraz gelenekçi biraz islami bir hayat sürüyordu.gel zaman git zaman kendim için islami kurallara uygun hayat tarzını seçtim.ailemde de dini duygular varya sevinirler sandım.ilk önce sevindiler ama ben sadece onlardan gördüklerimle yetinmek istemedim.araştırdım, sorguladım ve aslında onların yaşamında islamın sunduğu özgürlüklerin hiç birinin olmadığını gördüm.kitap okumak yok, düşünmek yok sorgulamak yok, kendi doğruların dışında başka doğruları kabul etmek yok.isyan benim ruhumda var galiba, onların bu anlayışına isyan ettim ve uzun bir süre dışlandım.eğer islamı ailemin yaşayış tarzına göre değerlendirseydim islama düşman olurdum.ben çok tutucu bir çevrede yetiştim.okula gönderilmedim ama şimdi evliyim onlar kadar olmasada eşimde de tutuculuk var.ama ben açıköğretimde okuyorum ve gelişmeme kimse engel olamayacak.büyürken benim fikirlerimin dışında da fikirlerin olduğunu görmeye başladım.farklı fikirleri de tanımak anlamak istiyorum.senin fikirlerin benim için çok farklı ve tanımak istiyorum.çok uzun yazmışım, sürçü lisan eylediysek affola...
-----------------------------
Moröküz: Çok teşekkür ederim. Buna çok mutlu oldum; morokuzunahiri@yahoo.com.tr 'ye mail atarsanız mail'leşerek diyaloglar kurabiliriz ('mektuplaşmak' gibi) ya da MSN kulanıyorsanız, online olarak tanışabiliriz. Nasıl isterseniz.
"Atatürk'ü putlaştırmak, onun 1938'e kadar getirdiği seviyeyi ilerletmek değil; o seviyede tutmaktır ülkeyi."
budur. selamlar...
not: aslında çoooook daha uzun yazmıştım ama yukarakinin sopası yok, "konu"ya bi şey yazmadığım hem tıpış tıpış geri döndüm yorum sayfasına hem e yazdıklarımı kaybettim. olsun, başka zaman :)
--------------------------------------------------
Moröküz: Aleykümselamlar.. Güme giden uzun yorumda neler dediğinizi merak ettim.. Benim bu konuda bir yöntemim vardır (akıl vermek gibi olmasın tabi de) : İnternette yorum/entry/post yazınca "tamam"a falan tıklayıp, yayınlamadan önce mutlaka tüm yazdıklarımı seçip, "kopyala" deyip öyle yayınlarım. Eğer küçük bir aksilikten dolayı güme giderse tüm yazdıklarım, tekrar yazacağım yeri açıp, "yapıştır" dediğimde eski yazdıklarımın hepsi geliyor. Teşekkür ederim bu arada. :-)
atatürkü tanrılaştırmak tamamen saçmalık ve şuan ki ilkokullarda öğretmenler onu tanrı gibi gösteriyorlar fikirlerini sorgulamadan kabulettirmeye çalışıyorlar.Onun fikirlerinin yanlış olduğu noktalar da var işte burda biz yeşil saçlılar devreye girmeliyiz...
Ben de öyle büyüdüm.. Hala da öyle büyüyorum. Ve öyle de yaşlanıcam..
Atatürk kulağını deldirip küpe takmamış olabilir. Ama en az senin kadar özgürlükçüydü bence.. Çünkü ben "Yeşil Saçlı" değilim.. Boyamam da.. Siyah çok severim.. Siyah ruj da severim.. Ama sürmem.. Çünkü ne yeşil saç bana yakışır ne siyah ruj.. Çirkin olacağını düşündüğüm bir şeyi marjinallik için yapamam.. Ya da farklı gözükmek için.. Ama mesela senin resimlerine bakıyorum.. Rujun , james sakalın , hint kınaların... O kadar tatlı geliyo ki gözüme .. Eminim Atatürk de kendine yakışmayacağını düşündüğü için yapmamıştır.. Ama herzaman "Yeşil Saçlılar"ın yanında olmuştur..
Artık yeni bi yazı eklese diye içimden geçiriyodum geçenlerde.. Görünce sevindim entryni .. Bu kadar ara verme yaa =)
1988'de, Konya'da doğmuştur.. Seyit Şanlı Anadolu Teknik Lisesi'nde, elektronik bölümünde dört sezon okuyup,diplomayı henüz alamamıştır. Şu anda açık öğretim ile sorumluluk derslerini verip Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girmeyi planlıyor. Kilden tasarımlar yapıp satmakta ve müzik ile uğraşmaktadır.