Aktüel dergisi 1 lira olduktan sonra asla eski tadı almamaya başlamıştım. Fiyatı 1 lira olduktan sonra sadece birkaç kez aldım. Aktüel'de, Perihan MAĞDEN'in köşesini normalde okumazdım ama bir keresinde konu çok ilgimi çekti ve okudum.. Vicdani red hakkını ( "Benim canım askere gitmek istemiyor" deme hakkı) bir 'insanlık hakkı' olduğunu savunan yazı, benim hayatımda okuduğum ilk ve tek Perihan MAĞDEN yazısı idi.. İşte o yazı yüzünden yargılanmaya giderken gördüm televizyonda..
Eleştriye gelemeyen 'devlet' ve onun 'düşünce yapısı'nın kamyonlarca olumsuz eleştriye ne kadar layık olduğunu gösteren bir durum..
Şimdi ben o yazıyı keyifle okudum ve de katılıyorum. Bence de "Her Türk asker doğmaz"!.. Ne olacak! Şimdi ben de mi yargılanacağım?
Düşündüğü için yargılanan Perihan MAĞDEN'i savunuyorum. Askere gitmek istemediği için hapse giren Mehmet TARHAN'ı savunuyorum. Türkiye'deki 'askerlik' kavramından nefret ediyorum. Büyük rütbesinden (mecazi anlamda.. Hatta kim bilir, belki de gerçek anlamda!) ayaklarının altını öperek emir alan ve küçük rütbesine (mecazi anlamda.. Ama hatta, kim bilir.. Belki de yaşanmıştır!!) tekme atarak emir veren düşünce yapısının sisteminin bir parçası olmak istemiyorum.
Ve ben bunları düşünüyorum diye şimdi istersen beni vatandaşlığından def et, Allah'ın Muhafazakar Devleti!.. İdam sehpasında beni gebertsen bile farketmez! Özgürce düşünemediğim her yer benim cehennemimdir zaten..
her insanın düşüncesi ve karakteri farklıdır. benim yapımda savaşmak ölmek veya öldürmek başkalarının emri altında geçircek 1 buçuk seneyi resmen çöpe atıcak vaktim yok ama devlet otoritesi ve baskı ve insanların bu konuda bir birliktelik bir dayanışma sağlayamadığından dolayı bende mecbur olduğum için askere gidicem. ama zaman geçtikçe ve insanların kendilerini daha fazla geliştirip üstlerindeki korkaklığı atıcağına inanıyorum ben gidicem ama benim çocuklarımı göndermicem. . :) (sen böyle düşünmüyorsan eleştirme saygı göster ) <--- keşke herkes böyle düşünebilse :)
yorumuma verdiğin cevap beni daha da çok düşünmeye sevketti.. haklısın savaş olmazsa askere de gerek kalmaz.. ve eğer ki 1.000.000 erkek askere gitmek istemiyorsa düşünce olarak gelişmiş oluruz ve barışı istiyor oluruz. yorumun bana kendi kendime cevap vermemi sağladı. haklısın...
Sen bu satırları ecdadın yüzünden yazabiliyorsun , eğer o yumuşak kıçın üzerinde
chat edebiliyorsan sıcak bi yatak sıcak birtas çorba içebiliyorsan işte bu ecdadın yüzünden bu saydıklarımı yapabiliyorsun .
Tüm dünyanın gözü olduğu bu eşsiz topraklarda doğdu isen bu cennet vatana 1,5 yılını seve seve vereceksin çokmu 1,5 yıl kimlervarki alınlarından öpülesiler canlarını veriyorlar ve vermeye devam ediyorlar .
Sen biraz geçmiş tarihini araştır senin bu sözleri sarfetmene sebep olan insanları tanı belki ozaman vicdanın sızlar da bu yanlış düşüncelerinden dönersin .
yok ben at gözlüyüm sadece önümü görürüm dersen HAYAT birgün seni adam eder . Bu askerliğin bir görevide adam olmayanı adam etmesidir .
-------------------------------------------------------------------------------------
Moröküz:
Çok büyük ihtimalle bugün özgür olmamın sebebinin Sevgili M.K. Atatürk'ün tarihe kanla yazmak zorunda kaldığı zaferler olduğunu düşünüyorum. Dünyadaki her vatanın olduğu gibi güzel olan bu vatanı da, yeni nesillerin özgürlüğü adına savunmak zorunda kalırsam savunurum. Ama savaş olmadığı sürece asla askere gitmek istemiyorum. Çünkü askerlikteki, o iğrenç, hiyerarşik sistemin bir parçası olmak istemiyorum. Çünkü mantığıma ters. Bir savaş olsa bile ( Yeniçeriler gibi) kimseden emir almadan savunurdum herhalde.. O 'askerlik' denilen şeyin önce kendisini adam etmesini umarım. Belki o zaman insanlara asker olmasını tavsiye edebilirim.
düşünce özgürlüğü kavramı açılımları ile alındığında insanın hayata karşı duruş biçimine dayanır, yani politiktir.
politika var olduğu günden bu güne alt ve üst çatışmasıdır, başka bir deyişle özgürlük arayısıdır.peki özgürlük nedir?
sömürü nasıl ortadan kalkar,yaşam nasıl daha iyi olur,insanlık tarihi bu sorulara veriler cevaplar sözlüğü gibi
düşünceye sonuna kadar özgürlük diyorum,EVET BENDE DÜŞÜNÜYORUM ŞİMDİ OLDUĞU GİBİ
erkek olsaydım acaba daha farklı düşünürmüydüm bilmiyorum ama bazı şeyler var insanların keyiflerine,isteklerine bağlı kalmaması gerekir bence..ve bu konuda onlardan biri..bu senin düşüncen tabi saygı gösteririm fakat bu sayı artarsa ne olabileceğini düşündün mü hiç??
-----------------------------------------------------------
Moröküz:
-Bu sayı artsa da artmasa da bir defa kesinlikle "Vicdani red" mevzusunun ülkemizde geçerli olmasını savunuyorum(Bu bir).(İkincisi) Üstelik bir de bu sayı artarsa bence kötü bir şey olmaz, iyi bir şey olur! (Yukarıda, Mr.Food'un yorumunun altına yazdığım cevapta bu 'iyi şey'in ne olduğunu yazdım.)
süpersin.. tek kelime daha diyemem bu yazıya. süper anlatmışsın.. ama askere gideceğim günü şahsen dört gözle bekliyorum ve askerde şehit düşmekten korkmuyorum.. ama bir de şu var boracım. eğer herkes askere gitmek istemezse o zaman ne olacak? sana düşünce konusunda katılıyorum. özgür düşünemediğim heryer cehennemimdir benim de. fakat 1-2 ile değil de bu gitmek istemeyen sayısı 1.000.000'u falan bulursa ne olacak? neyse tartışılması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. bu saatte de biraz güç oluyor benim için. ama istersen daha sonra tartışabiliriz..sevgiyle kal.. iyi geceler..
Moröküz:
-Bir defa en başından ''savaş'' diye bir konunun olmamasını savunuyorum. Ama "Acaba şu saatten sonra tüm savaşların bitmesini istemek boşuna hayal kurmak mı olur?, Öyleyse dünyadaki tüm ülkelerin kendini savunması için tonla askeri mi olması gerekiyor?" gibi sorulara yanıt aramadım. Birçok yabancı ülkede insanların canı istemeyince askere gitmemesi fikri (ve uygulaması) Türkiye'de de olsun istedim. Gördüğüm kadarıyla Türkiye'deki askerlik ortamının iğrençliğinden de bahsettim ve "Ben de gitmek istemiyorum" dedim.. Ve bu askerlikten nefret eden insanların sayısı milyonları bulup da (Türkiye'de) kışlalarda asker kalmazsa ne olur biliyor musun? Tahminimce çok iyi şeyler olur.. Askerliği cazip hale getirmeye falan çalışırlar herhalde; en azından bu işin ucu askerlere 'insan' gibi davranmaya varırsa en azından askerlikten nefret etmemeye başlarım.
1988'de, Konya'da doğmuştur.. Seyit Şanlı Anadolu Teknik Lisesi'nde, elektronik bölümünde dört sezon okuyup,diplomayı henüz alamamıştır. Şu anda açık öğretim ile sorumluluk derslerini verip Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girmeyi planlıyor. Kilden tasarımlar yapıp satmakta ve müzik ile uğraşmaktadır.